KATEGORİLER

Meslek Standartları ve Ulusal YeterliliklerBasında İNTES ve İNTESMYM

 

 


 

 

2009 yılında yapılan toplantılar
Geleneksel Toplantı; Tarımın İnşası  
 
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası’nın Geleneksel Toplantısı 29 Aralık 2009 tarihinde, Kurt İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin ev sahipliğinde Ankara Sheraton Otel ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. “Tarımın İnşası” konulu toplantının onur konuğu Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker oldu.
 
İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, toplantıda yaptığı konuşmada tarımda teşviklerin çoğaltılmasını istedi ve inşaat olmadan verimli bir tarımın yapılamayacağını söyledi.
 
Tarımı geleceğin sektörü olarak tanımlayan ve tüm dünyada sürekli gelişecek olan sektörlerin gıda-tarım, ilaç ve sağlık sektörü olduğunu kaydeden Koçoğlu şöyle konuştu;
 
“Sağlıklı tarım ile oluşan katkısız gıdalar ilaca olan gereksinimi azaltacak ve sağlıklı yaşamlar oluşacaktır. Bu nedenle tarım teknolojiyi de bünyesinde oluşturmak ve barındırmak zorundadır. Tarım, elbette kendi sanayiini oluşturmalı ancak teknolojik çalışmalarla doğal ürünler ortaya konulmalıdır.”
 
İnşaat sektörü ile tarım sektörünün dört konuda birbirini ilgilendiren, birbirini tamamlayan çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Koçoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü;
 
“İnşaat sektörünü, tarım sektörü adına doğrudan ilgilendiren birinci konu tarımsal altyapı yatırımlarıdır. Son on yıla kadar tarım altyapı yatırımlarına bütçeden yeterli pay ayrılamamakta ve yatırımların tamamlanma süreleri 30 yıla kadar çıkmaktaydı. DPT’nin 2009 verilerine göre yatırımlara ayrılan pay artmış ve bu projelerin tamamlanma süreleri 10 yıla kadar düşmüştür. Bu çok önemli bir gelişmedir ancak hala yeterli değildir. Tarım yatırımlarının inşaat ile ilişkili ikinci önemli konusu ise göçtür. Ülkemizde yaşanan göç, insanların yerlerinde istihdam edilememesi, şehirlerde, örf ananeleri ile yaşamaya çalışması ve çarpık kentleşme bugün yaşanan terör sorunu için uygun ortamlar doğurmaktadır. Bu sorunun çözümü tarım sektöründedir.
 
Tarım ve inşaat sektörünün üçüncü önemli ortak noktası ise tarım sektörünün bir yatırım alanı olarak kabul edilmesidir. İnşaat ve tarım sektörleri geleceğe yapılan yatırımlardır. Sektörümüzün turizm sektörüne yaptığı yatırımlar sonucu sektör bugünkü üst seviyeye ulaşmıştır. Ülkemizin pek çok önemli turizm tesisinde inşaat sektörü temsilcilerinin imzası vardır. Bizler aynı başarıyı tarım sektörüne de yaşatabiliriz. Bunun için bazı teşvik unsurları oluşturulmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Her iki sektörün birbirini doğru tanıması, önceliklerini belirlemesi, iş ve aşa katkılarını tespit etmesi gerekir. İnşaat ve tarım sektörünün dördüncü bileşeni istihdamdır; insanların yerinde istihdamıdır. İnşaat sektörü, geçmişte mevsimlik çalışmalar halinde ve tarım sektöründen gelen işçilerin çalıştığı vasıf gerektirmeyen bir alan olarak görülmüştü. Bugün ise inşaat sektöründe düz işçilik kavramı yerini uzmanlıklara bırakıyor. Tarımda da çalışan işgücünün inşaat sektöründe olduğu gibi, kendi mesleğinde eğitilmesi ve ona sahip çıkması gerekiyor.”
 
Koçoğlu, tarım politikaları ile uyumlu üretim tesislerinin projelendirilmesi ve yapımında sektörün görüşünün alınmasının ve o görüşlerden yararlanmanın ülke kaynaklarının doğru kullanılmasına katkı sağlayacağını da kaydetti.
 
Toplantıda Kurt İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Kurt, katılımlarından dolayı konuklarına teşekkür etti. Daha sonra firma tanıtım filmi konuklara sunuldu.
 
 
 
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker ise toplantıda yaptığı konuşmada, bugün dünyada kent nüfusunun artış gösterdiğini ve tarımla uğraşanların sayısının azaldığını ifade ederek, tarımsal üretimde verimliliğin esas durumuna geldiğini anlattı. Tarımı gelişmiş ülkelerin aynı zamanda sanayisi gelişmiş ülkeler olduğuna dikkat çeken Eker, ABD’de nüfusun yalnız yüzde 2’sinin tarımla uğraştığını, AB ortalamasında da bunun yüzde 4’ler civarında olduğunu kaydetti. Eker, bu konudaki eleştirilere değinerek kaç kişinin tarımla uğraştığının değil, hangi yöntemlerle, ne verimlilikte tarım yapıldığının önem taşıdığını bildirdi.
 
Türkiye’de 26 milyon hektar tarım arazisinin bulunduğunu hatırlatan Eker “Çalışan 100 kişinin 26’sı tarım alanında hizmet veriyor. Bu oran 6-7 yıl önce yüzde 35 civarındaydı.” dedi. Ancak verimliliğe bakıldığında, tarım ürünlerinden elde edilen gelirin 7 yılda 23 milyar dolardan 57,6 milyar dolara yükseldiğini belirten Eker, 2009 yılı 3. çeyreğinde tarımda yüzde 3,3 büyüme kaydedildiğini, 4. çeyrekte yüksek büyüme beklediklerini dile getirdi.
 
Verimlilik artışında destek sisteminin belirleyici olduğunu dile getiren Eker, göreve geldikleri dönemde tarım desteklerinin yüzde 85’inin doğrudan gelir sistemine dayandığını, bu sistemin ise verimlilikle bağının bulunmadığını, araziye dayalı olduğunu söyledi. Eker, 23 yeni destek mekanizması geliştirdiklerini ifade ederek, özellikle çentik ve mısır üretiminde sağlanan ilerlemeyi örnek gösterdi.
 
Mehdi Eker, 1978 yılından bu yana tarım sektöründe bulunduğunu belirterek “tarım envanteri”, “üretim planlaması” ve “tarım politikası” bulunmamasının yıllardır dile getirilen 3 temel sorun olduğunu vurguladı. Eker, 3 yıldır üzerinde çalıştıkları “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli” ile bu 3 alana yönelik çözüm ürettiklerini anlattı. 527 milyon veriyi kullanarak hazırladıkları çalışma sayesinde Türkiye’de hangi tarım havzasında, ne üretilmesinin verim sağlayacağını bildiklerini ifade eden Eker, 2010 yılından başlayarak ürün desteğini bu modele göre yapacaklarını söyledi.
 
Tarım arazilerinin toplulaştırılması çalışmaları hakkında da bilgi veren Eker, toplulaştırma çalışmalarının Türkiye’de 1961 yılında başlatıldığını, 2002 yılına dek 450 bin hektarın toplulaştırmasının yapıldığını bildirdi.
 
Eker, 2003–2009 döneminde 562 bin hektarda çalışmanın tamamlandığını ifade ederek, GAP illerindeki 1 milyon 178 bin hektar alanın toplulaştırılması için de ihalenin yapıldığını ve 2011 yılında tamamlanmış olacağını kaydetti.
 
Toplulaştırma kapsamında tarla içi yol ve drenaj gibi unsurlarla çağdaş bir tarımsal üretim alanının oluşturulduğunu belirten Eker, çalışmaları yoğunlaştırmak amacıyla bir proje geliştirdiklerini bildirdi ve şu bilgileri verdi;
 
“Bakanlar Kurulu’ndan para istedim; bana yılda 1 milyar lira para verildiği takdirde, her sene 1 milyon hektar alanın toplulaştırmasını yapabilirim. Yani bu kaynak temin edildiği takdirde, böyle bir proje ben hazırladım, o zaman 10–12 yıl içinde Türkiye’de toplulaştırılacak alanın tamamı toplulaştırılacak. Böyle bir gücümüz, imkanımız var; bunu da yapmamız lazım.”
Bu arada tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesine de değinen Eker, bunun Türk tarımının en büyük sorununu oluşturduğunu kaydetti. Eker, 1926 tarihli Medeni Kanun ile Türkiye’nin tarım arazilerinin miras konusu durumuna getirildiğini ifade ederek, şöyle konuştu;
 
“Babadan oğla geçerken tarım arazileri bölünüyor. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir şey yok. Türkiye’de şu anda 3 milyon 100 bin tarım işletmesi var, ortalama işletme büyüklüğü 6 hektar ve her bir işletme ortalama 7 ayrı parçadan oluşuyor. Bu şu demektir; Türkiye 22 milyon tarım parselinde üretim yapıyor. Yani 26 milyon hektar alan, 22 milyon parselde. Böyle bir felaket dünyanın hiçbir yerinde yok, bunun üzerinde çalışıyoruz. 3 senedir çalışıyoruz, konunun sosyal boyutları var. Parçalanıyor, verimli olarak işletilemez hale geliyor ve vatandaş onu terk ediyor, şehre gidiyor. Halbuki biz diyoruz ki böyle yapmayalım, ehil kimse ehilde kalsın, arazinin ölçeği bölünmesin, belirli bir standartta arazi muhafaza edilsin. Şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz, bunu da inşallah çok yakında TBMM huzuruna getireceğiz.”
 
Bakan Eker, toplantı öncesinde de Sheraton Oteli’nin bahçesine İNTES’in armağanı olan bir anı çam fidanı dikti.
 
 
 


Kullanım Koşulları | Gizlilik Politikası | Bize Ulaşın | İNTES

© İNTES, 2009 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
4. Cadde 719'uncu Sokak No: 3 Yıldız/Çankaya-ANKARA
T : 0 312 441 43 50
F : 0 312 441 36 43
YBH