KATEGORİLER

Meslek Standartları ve Ulusal YeterliliklerBasında İNTES ve İNTESMYM

 

 


 

 

2010 yılında yapılan toplantılar

İNTES’in Uluslararası mevzuat Seminerleri’nin beşincisi 27 Mayıs 2010 Perşembe günü Crowne Plaza’da yapıldı. Seminerde Türk inşaat şirketlerinin Libya’da karşılaştıkları sigorta ve finansla ilgili  sorunları ele alındı.

Toplantının açış konuşmasını İNTES Başkanı M.Şükrü Koçoğlu yaptı.  Libya ile Türkiye'nin arasında, çok derin, tarihsel bağlar bulunduğunu belirten Koçoğlu, ilk defa 1970’lerde Türk müteahhitlerinin iş yapmaya Libya’da başladıklarını söyledi.

Koçoğlu şöyle konuştu:

 “Libya ile gelişen süreç içerisinde ikili ilişkilerde en yüksek noktalara vardık. Peki Libya ile ne gelişmeler yaşandı. Vize kalktı, ikili serbest ticaret anlaşmaları yapıldı, yatırımların teşviki, korunması garanti altına alındı ve çifte vergilendirme konusu halledildi. Bildiğiniz gibi, Sosyal Güvenlik Anlaşması iş yaptığımız ülkelerden bir tek Libya ile yapılmıştı. Ama şimdi çifte vergilendirme sorunu da çözülmüş oldu. Bunlar son dönemde yapılan gayretlerin neticesinde olmuştur. Tüm bu çalışmalar için hem Başbakanımıza hem de Devlet Bakanımız Zafer Çağlayan’a huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum, Gerçekten bunlar için büyük bir çaba sarf edildi.  Sayın Başbakanımızın bir sözünü sizlerle paylaşmak istiyorum.  Kendisi  “Biz inşaatçılara Libya’yı ikinci vatanınız olarak görün”  dedi. İnşaatçılara bu önemli tavsiyeyi verdi. Libyalı dostların bunu bilmesinde fayda var diye düşünüyorum.

Dört sene içerisinde Libya’dan Türk firmaların aldığı proje sayısının 192 olduğunu, bu projelerin değerinin 12,5 milyar dolara ulaştığını belirten Koçoğlu, şunları söyledi:

2002 yılında Libya’da 10 tane Türk firması çalışırken, şimdi 110 Türk firması çalışıyor. Libyalı dostlarımızla birkaç defa bakanlıklara arası toplantı yaptıkı ve birinde de Sayın Başbakanla gitmiştik. Özellikle isteğimiz ne oldu? Tabii, nasıl Türkiye'de her elini kolunu sallayan müteahhitlik yapmasın istiyorsak, özellikle yurt dışında da her elini kolunu sallayanın müteahhitlik yapmaması lazım. Yani bir akreditasyon merkezinin oluşması gerekir. Şu anda Dış Ticaret Müsteşarlığında böyle bir süreç başladı. Artık her isteyen yurt dışında iş yapamayacak. Mutlaka belli otoritelerin –ki, otoriteler arasında İNTES de var- süzgecinden geçirildikten sonra yurt dışına gidecek. Libya’da da belki çok geçmiş zamanlarda münferiden gidip iş yapmaya çalışıp yapamamış veya hafızalarda kötü olarak kalmış bir iki olay olmuştur.  Binlerce iş içerisinden bir iki işin de çok büyütülmemesi gerektiği kanaatindeyim.”

Koçoğlu, petrol sanayi dışındaki alanlara Libya’nın beş yıl içerisinde 150 milyar dolarlık bir yatırım yapacağını, ikinci vatan gibi gördükleri Libya’nın ciddi bir yatırımın merkezi olduğunu da kaydetti.

Daha sonra Libya Büyükelçiği Müsteşarı Mohammed A.M.Zenati, yaptığı konuşmada, Libya ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok belirgin bir düzeyde seyrettiğini, iki ülke arasında köklü tarihî ve kültür bağları bulunduğunu söyledi. .

Zenati şöyle konuştu:

“Libya-Türkiye ilişkileri özellikle son dönemde belirgin bir atılıma tanık oldu ve özellikle de bizim liderimiz ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleri doğrultusunda büyük bir ilerleme kaydetti. Son iki sene içerisinde yoğun bir şekilde karşılıklı üst düzey ziyaretler gerçekleşti ve bu ziyaretlerin sonunda birçok anlaşma imzalandı ve aynı zamanda memorandumlar imzalandı. Değişik alanları ilgilendiren bu anlaşmalar, özellikle yatırım alanında ve bankacılık alanındaki iş birlikleri,  ekonomi, ticaret ve diğer alanları da kapsamaktadır. Aynı zamanda çok önemli bir karar alındı, bu karar, iki ülke arasındaki vizelerin iptal edilmesine ilişkindi. Bu süreç  iki ülke arasındaki ticari mübadele hareketini hızlandırmıştır.

Şüphesiz ki Başbakan Erdoğan’ın Libya’ya yapmış olduğu son ziyaret bu ilişkilerin temelini daha da güçlendirmiştir. İki ülke arasında yatırım alanındaki iş birlikleri için büyük fırsatlar vardır. Ülkelerimiz ikili düzeyde ya da başka ülkelerde yapılacak yatırımlar hususunda iş birliklerini arttırabilir.  Aynı zamanda yatırımların teşvik edilmesi, korunması ve çifte vergilendirmenin ortadan kaldırılması, tarım alanındaki yatırımların gerçekleştirilmesi, Afrika’daki yatırımlarda iş birliği yapılması anlaşmaları şüphesiz ki ortak yatırımlarımızı teşvik edecek ve aynı zamanda iki ülke arasındaki ticari mübadele hacmini de artıracaktır.”

 Bankacılık alanında imzalanmış olan Mutabakat Zaptı’nın önemini vurgulayan Zaneti şöyle konuştu:

“ Bu anlaşma özellikle de Türk şirketlerini ilgilendiren teminat mektupları için bir anahtar konumunda olacaktır. Bilindiği üzere, birçok şirket bu zorlukla karşı karşıya bulunmaktadır. Bu Mutabakat Zaptı yürürlüğe sokulursa o zaman bu sorun da bertaraf edilecektir.

 

Bugün, bilindiği üzere, temel konumuz, esasında sigorta meselesidir ve diğer bazı önemli konular vardır. Libya’daki Türk işçilerinin sayısının artması ve ortak yatırımların yapılma ihtimali şüphesiz ki bizden daha fazla çaba harcamamızı gerektirecektir. Özellikle işçi haklarının verilmesi konusunda ve onların sosyal sigorta işlerinin yürütülmesinde. Bizim sigorta alanında ortak bir Teknik Kurulumuz vardı. Her sene ortak toplantılar yapılıyordu ve sosyal sigortalar ve işçi haklarıyla ilgili bütün konuları tartışıyorlardı. Son toplantı Şubat ayında  Ankara'da düzenlendi. Toplantıda bütün bu meselelere ilişkin olarak anlaşmaya varıldı.

Açış konuşmalarının ardından panel bölümüne geçildi. Panelin başkanlığını Marsh direktörü Tarık Serpil yaptı. Panelde Africa Sigorta Şirketinden Genel Müdür Yardımcısı Sayın Nagi Salem Bentaleb birer sunum gerçekleştirdi.

African Insurance Company Genel Müdür Yardımcısı Nagi Salem Bentaleb, seminerde yaptığı konuşmada Libya’nın müteahhitlik sektöründe sunduğu fırsatları ve sigorta yapısını anlattı. Libya’nın ithalat ve ihracat usullerinin giderek iyileştiğini, Libya’da yabancı yatırımcılar için ilk beş yılda vergi muafiyetleri getirildiğini, gelir vergisinin yüzde 40’tan yüzde 15-20 seviyelerine düşürüldüğü, ücretler üzerindeki vergilerin yüzde beş civarında olduğunu anlattı. Libya’da çalışma mevzuatında değişikler yapıldığını, Libya’da yaşayan veya çalışan tüm yabancılar ile Libyalılar muhakkak bir sağlık sigortasına sahip olmak zorunda olduğunu belirten Bentaleb sözlerine şöyle devam etti:

Türklerin Libya’ya girişlerinde vizeye ihtiyacı yok ve biz de aynı şekilde size geldiğimizde vizeye ihtiyacımız yok. Bunun dışında, Libya aslında suç oranının düşük olduğu  güvenli bir ülke. Birçok spor merkezi ve alışveriş tesisleri ülkede bulunmakta. Bu merkezlerin  sayılarının artırılması, yenilerinin açılmasını bekliyoruz. Yine aynı şekilde Trablusgarp’ta aslında birçok konut inşaatının devam ettiğini görüyoruz.

Bentaleb, Libyadaki sigorta piyasasına ilişkin olarak Libya’da yerel ve yabancı tüm firmaların muhakkak kendi sigorta firmalarının olması gerekir sağlık sigortası veyahut da denizcilik taşımalarındaki kargolar ya da risk yönetimi olduğunu ülkede halihazırda ok denetimli, çok kontrollü bir sigorta piyasası olduğunu belirtti.

Bentaleb, bir soru üzerine, “Uluslararası sigortalar piyasasında A notumuz var ve bu nedenle ‘AIC’nin arkasında kim var?’ diye sorduğunuzda, aslında, A kredi notuyla değerlendirilmiş bir konumumuz var. Bunun dışında, müşterilerimizin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tüm sigorta hizmetlerimiz ve ürünlerimiz var.” dedi.

Bentaleb, Libya’da bir çok müteahhitlik projesini desteklediklerini belirterek şunları söyledi:

“Trablusgarp’a uluslar arası hava limanına baktığımızda, üç firmanın konsorsiyumunla yapıldı bu. Bir tanesi TAV olan Türk firmasıydı ve onlarla da çalıştık. Bunun dışında, aslında birçok otoyol veya konut çalışmaları için Rönesans firmasıyla beraber çalıştık. Veledko ile de yine alışveriş merkezlerinde, üniversitede çalıştık. Onlar Fatah Üniversitesinin Trablusgarp’taki bir kısmını inşa ediyorlar.”

Bentaleb, müşterilerine “risk mühendisliği” hizmeti sunduklarını da kaydetti.

Lidco Finans Departmanı sorumlusu Rajab Salem Gembri ise Libya yatırım ve kalkınma şirketi hakkında bilgiler verdi. Türk şirketlerinin Libya’da ilgi gördüklerini kaydeden Gembri, Yamata Türk Şirketi, Anayurt adlı bir Libya şirketi ve Rönesans şirketinin ülkede iş yapan şirketlerin küçük bir örneklemesi olduğunu söyledi. Gembri, “Ülkemizdeki projelerin büyük bir kısmını Türk şirketleri üstlenmektedir. Tabii, bizim şirketimizin, sanayi alanında olsun, diğer bazı alanlarda olsun yatırımları, projeleri var. Sadece inşaat alanında değil, o sektörlerde de iş yapılmasını temenni ediyoruz” dedi.

Gemberi sözlerine şöyle devam etti. “Şunu açıkça söyleyebilirim: Halihazırda ülkemizdeki projelerin büyük bir miktarını Türk şirketleri üstlenmektedir. Temennimiz odur ki, bizim bu ilişkilerimiz daha da pekişsin, çünkü hakikaten ülkemizin çok uzun bir kıyı şeridi var ve daha fazla işe ve şirkete ihtiyacımız var. Türk şirketlerinin ülkemizde daha fazla iş üstlenmesi gerçekten gönülden arzuluyoruz. Tabii bizim şirketimizin aynı zamanda sanayi alanında olsun, diğer bazı alanlarda da olsun yatırımları, projeleri var. Sadece inşaat alanında değil, o sektörlerde de iş yapılmasını temenni ediyoruz”

Gemberi konuşmasında Türk şirketleri başta ödemeler olmak üzere diğer konularda da herhangi bir sorunla da karşılaşmadığını işlerin düzenli bir şekilde yürüdüğünü vurguladı.

 



Kullanım Koşulları | Gizlilik Politikası | Bize Ulaşın | İNTES

© İNTES, 2009 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
4. Cadde 719'uncu Sokak No: 3 Yıldız/Çankaya-ANKARA
T : 0 312 441 43 50
F : 0 312 441 36 43
YBH