KATEGORİLER

Meslek Standartları ve Ulusal YeterliliklerBasında İNTES ve İNTESMYM

 

 


 

 

SEKTÖR AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLER SINIFINDA
DÜNYA EK-1 Tarih:  16.12.2011
GAZETE EK Sayfa: 2
İSTANBUL Tiraj 2070
SİYASİ StxCm: 241
       
 
'Sektör ağır ve tehlikeli işler sınıfında' in "The Risk l" SEKTÖRÜN ÖNEMLİ İSİMLERİ BULUŞTU Geleneksel hale gelen ve bu yıl 8'lncisl gerçekleştirilen NARI Risk Management Forum'un bu yıl ki hedef sektörü İnşaat oldu. Sektörün önemli İsimleri sorunlarını paylaştı.? Bizler, sigorta şirketleri ve müşavirlerle birlikte, bu sektörü istenilen niteliğe çıkarmamız lazım" RİSKİ BERABER PAYLAŞMALIYIZ "Riski beraber paylaşırsak, riski sigortalayabilirsek işte esas sigortacılık bu" diyen Şükrü Koçoğlu şöyle konuştu: "Yoksa arabanı ver, kasko yapayım bu değil, bunu geçtik. Bugünkü konuşmada bu değil. Mesela Libya'da yaşanan son olayları biliyorsunuz. Libya'ya demokrasi ihraç ettiler, bizim işler durdu. Peki, orada politik risk sigortası olsaydı, bunu sigorta şirketleri karşılayabilecekler miydi? Bunu soruyorum sizlere? Bu imkânsız, olmazdı ama amaç bu olmalı. Türkiye'de sağ olsun hükümetimiz Bakanlar Kurulu kararıyla bu teminat mektubunun nakde çevrilmesini durdurdu, işte bahsettiğim konunun en bariz örneği de bu. Sigorta şirketleriyle çalışmamızın en önemli konusu bu, riski birlikte paylaşıp birlikte bunu sigortalayabilmek. Siyasi temsilcilerimizden de özellikle Eximbank'a sektörü daha fazla desteklemeleri gerekiyor. Teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrilmesiyle ilgili politik maddi destek verilmesinde fayda var. Yurtdışı işler için söylüyorum bunu. Niye? Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, büyüyor. Dolayısıyla, söylenecek daha çok şey olacak, yaşayacağımız problem daha da artacak. Madem bu çok güzel bir fırsat lütfen yapıda sigortayı da getirelim. Denetim var ama sigorta bacağı eksik, topallayarak gidiyoruz. Bence klasik müşteriyi artırmak sürümden kazanmak yerine sürümü müşteriden kazanarak, bu şekilde de hem disiplinli hem niteliği artırmak hem de sürümü artırıp daha fazla para kazanmak ve sigorta primlerini artırmayın diyorum." Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Mehmet Şükrü Koçoğlu, inşaat sektörünün 200 binin üzerinde aktörden oluştuğuna dikkat çekti. Sektörü çoklu ve nitelikleri de homojen olmayan bir sektör olarak niteleyen Koçoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz Türkiye'deki belli başlı inşaat firmalarının yöneticilerini temsil ediyoruz. Dolayısıyla, bu kadar çoklukta tabii ki bozukluklar olacak, tabii ki riskler de artacak. Bütün sigorta veya risk yönetimini aynı tencereye koymamamız lazım. Türk inşaat firmaları beş kıtada, 80'den fazla ülkede 130 milyar doları geçen müteahhitlik hizmeti yaptı. Bu yıl 130 milyar doların daha da üzerine çıkacak. Dünyada ve Türkiye'de yıldız sektör olmasını da Türk inşaat firmaları, sanayicileri ortaya getirdi. Burada risk yönetimi de var. Ben sigortalanırsam işi daha iyi yönetirim sigortacılık pastası da daha iyi büyür. Bu yumurta tavuk tavuk yumurta hikayesine de benziyor. Bunun da altını çizmek istiyorum. Riskin iyi yönetilememesi konjektörel de olabiliyor, işin niteliğine göre de olabiliyor. Ülkelerin durumuna göre de bu riskler artabiliyor. Bütün bunları ayrı ayrı ele almamız gerekiyor. Bunlann hepsinin aynı anda meydana gelmesini de büyük bir talihsizlik olarak görüyorum. Türk inşaat sektöründe sigorta ve teminat mektuplarıyla destek verilmeli. Bu desteği sağladığımız zaman, değerli bakanlarımız da söylüyor 100 milyar dolan da geçeriz. Geçeriz, özellikle dış müteahhitlik hizmetlerinde sigorta ve teminat mektuplarıyla destek verilirse özellikle 100 milyar doları geçecek bir güç var burada. Konu hep para olmamalı Bizim sektör biraz ağır ve tehlikeli işler sınıfına giriyor. Yıllardır devlet kademesi de bunu böyle görüyor fiiliyatta da böyle ama gelişen teknolojiyle bu azalıyor. İş kazaları, meslek hastalıkları, doğal afetler, iş gücünden kaynaklanan riskler, malzemeden kaynaklanan riskler, politik riskler ve az da olsa teminat mektubundan haksız yere nakde çevrilmesinden dolayı olan riskler. Aslında bizlerin sigorta sistemiyle desteklenmesi, akreditasyon sorununu ortadan kaldıracaktır. Buradaki en büyük darboğazlardan biri akreditasyon yani firmaların akreditasyonu. İşçilere de bu akreditasyon geldi, geliyor ama müteahhitlik yapan firmalarda akreditasyon maalesef yok. Kurumsal olanlar risklerini yönetebilecekler, risklerini yönetebilecek olanlar da sigortalanabilecekler. Önemli bir risk gibi görünen bir diğer konu da işçilik. Maalesef inşaat sektörü en niteliksiz iş gücüne sahip. İmar Kanunu çıktı. 2012 yılının Ocak ayında yürürlüğe girecek kanuna göre, artık inşaat sektöründe yetki belgesiz hiçbir inşaat ustası ve işçisi çalışamayacak. Bu çok güzel bir gelişme. Bu işçilikten dolayı ortaya çıkacak risklerin azalmasını da sağlayacak. Unutulmaması gereken bir nokta da, fayda, pirim, hasar. Bunlar arasındaki paraditeyi çok iyi dengelememiz lazım. Bu bir yerde terazi. Ne kadar çok para verirsen sana daha iyi hizmet veririm değil, senin riskini alırım da değil. Konu hep para olduğunda sigorta sektörünü de büyütenleyiz hatta baltalayabiliriz. Mesleki sorumluluk sigortasının kapsar hale gelmesi gerekiyor. Sigorta parayı bastıran çok iyi yönetilir anlamına da gelmiyor. Olayı, artık parayla çözmememiz lazım. Teknik olarak, mühendisçe yaklaşmamız lazım diye düşünüyorum. Sigorta şirketlerinin de uzman, teknik elemanları mutlaka var ama bu konuya ağırlık verilmeli. Hatta Müşavirler Birliğimiz ile de birlikte çalışabilmeliler. Sektörü istenilen niteliğe çıkarmalıyız Bizler, sigorta şirketleri ve müşavirlerle birlikte, bu sektörü istenilen niteliğe çıkarmamız lazım. Aslında dünya ölçeğine baktığımızda, nitelik olarak çok iyiyiz amâ biraz evvel bahsettiğim yüz binlerce firmanın da niteliğini artırmak için bunu söylüyorum. Biz İNTES olarak 1988 yılında bir rapor yayınladık. Raporda, yapıda denetim, sorumluluk ve sigorta konusu yer alıyordu. Bu raporumuzu devletin önemli kademelerindeki kişilerine de verdik maalesef bu uygulanmadı. Ne zaman 1999 Marmara depremi oldu bizim kitapçık gündeme geldi. Yapıda denetim denilen bir kavram var, fiiliyatta bu kavram istediğimiz anlamda çalışmıyor. Bir tarafımız hep topal gidiyor. Bu topal olan kısım da sigorta bacağı. Bugünkü konumuzda yapıda denetimi sigorta ile birlikte bir türlü ele alamadık. Belki sigorta bunu kapsamak istemiyor, sigorta reasürans sisteminde çekince var. Biz bunu 23 yıl önce yayınladık. Bu tam manasıyla maalesef realize olmadı. Mesleki sorumluluk sisteminin devreye alınmaması çok üzücü bir konu. Eximbank'a bu konularla ilgili yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Bir örnekle konuyu perçinlemek istiyorum. Bankalardan teminat mektubu al, mevduat yapalım. İlla yatırımcının parasını alıp daha fazla kazanmak isterler. Bankacılara, siz bizi destekleyin bunun daha fazlası size gelecektir. Bunun adı, proje finansmanı bu bir türlü olmadı. Yıllar sonra oldu ama neticede bir risk var. Risk olmazsa iş adamı da olmaz her işte yaşamda da bir risk var. Yüzde 100 riski karşılamak diye de bir şey olamaz. Sigortacılık konusunda da böyle."

 



Kullanım Koşulları | Gizlilik Politikası | Bize Ulaşın | İNTES

© İNTES, 2009 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
4. Cadde 719'uncu Sokak No: 3 Yıldız/Çankaya-ANKARA
T : 0 312 441 43 50
F : 0 312 441 36 43
YBH