KATEGORİLER

Meslek Standartları ve Ulusal YeterliliklerBasında İNTES ve İNTESMYM

 

 


 

 

Asya-Pasifik Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısı

 

Ekonomi Bakanı Çağlayan:

''Cari açığın düşüşünde Türk sanayicisinin, ürecisinin, ihracatçının ve

ticaret müşavirlerinin katkısı var.''

''2012 yılında Türkiye'ye uluslararası sermaye olarak

12,4 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleşti''

Koçoğlu “Yeni Pazarlar Artık Daha Kolay”dedi

2. Asya-Pasifik Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısı 14 Şubat 2013 Perşembe günü Ekonomi Bakanlığı’nda  yapıldı.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 2012 yılında cari açığın azalmasına ilişkin olarak ilginç bir ifade kullandı. Çağlayan,  ''Bazı arkadaşlarım bu konuda uygulanan sıkı para politikasını bu işin başarısı olarak gösterebilirler. Ama biz tarlada izi olup harmanda sözü olanlar için cari açığın düşüş nedeninin Türk sanayicisinin, ürecisinin ve siz değerli ihracatçı ve benim ticaret müşavirlerimin katkısı olduğunu biliyorum'' dedi.

Çağlayan, ödemeler dengesi rakamlarını değerlendirerek, ihracatçının gösterdiği performansın katkılarıyla cari açığın 2012 yılında yüzde 36,6 düşüş gösterdiğini ve açığın 28 milyar dolarlık azalışla 48,9 milyar dolara kadar gerilediğine dikkati çekti.  Çağlayan, bazı kurum ve kuruluşların, hükümet tarafından verilen ve kanun ile belirtilen görevleri yerine getireceklerini ifade ederek, 28,2 milyar dolarlık cari açıktaki düşüşün 23,4 milyar dolarının mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığını, 4 milyar doların da ithalattaki gerilemeden kaynaklandığını söyledi.

Ödemeler dengesi ve cari açığın tarifini yapmaya gerek olmadığını dile getiren Çağlayan, bunun tanımını sokaktaki simitçinin bile bildiğini, döviz girişi ile döviz çıkışı arasındaki fark olduğunu belirtti. Çağlayan, Türkiye'nin 2012 yılında 23,4 milyar dolar ihracat artışıyla, 28,2 milyar dolar cari açık azalışının temel nedeni olduğunu belirterek, ''Bu konuda hiç kimse kendine pay çıkarmaya kalkmasın, eğer pay çıkaracak biri varsa, Türk sanayicisidir, üreticisidir, ihracatçısıdır, bugün burada olan sivil toplum kuruluşları ve Ekonomi Bakanlığı'ndaki bürokrat arkadaşlarımdır'' dedi. 

Cari açık azalmasının OVP'deki hedefinin yüzde 7,3 olduğunu, 2012 yılı GSYH rakamları açıklandığında bunun yüzde 6-6,3 mertebesinde olarak açıklanmasını beklediklerini ifade eden Çağlayan, Asya Pasifik Bölgesi'nin Türkiye'nin  cari açığı açısından, ihracatın artması ve ithalatın azaltılması açısından son derece önemli olduğunu belirtti. 

  Şanghay İşbirliği Örgütü'yle ilişkiler

Bakan Çağlayan, yükselen bir ekonomi olan Türkiye'nin, yükselen Asya ile daha fazla işbirliği daha fazla ticaret siyasi ve ekonomik ilişkilerini geliştirdiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Artan ticaretimize fayda olarak bölgenin önemli aktörlerinden biri de Şanghay İşbirliği Örgütü’dür. Şimdi biz bu örgütte, sayın Başbakanımızın ifade ettiği gibi, ilişkilerimizi daha fazla geliştirmek istiyoruz. Şunu çok net ifade etmek isterim ki, Türkiye AB hedefini terk etmiş, ya da bu hedeften uzaklaşmış bir ülke değildir. 50 yıl devam eden mücadele, Türkiye AB'ye tam üye olana kadar devam edecektir. Bu konuda fasılların tamamını açmak isterken, bu bölgenin bu konuda Türkiye'ye karşı olan ikiyüzlü riyakar tutumunu da her gün, her dakika, her saniye yaşıyoruz. Gümrük Birliği anlaşması yapan Türkiye'nin iş adamlarına vize uygulayan Avrupa, bir taraftan bu vizeyi uygulamayı kendisine hak görürken, diğer taraftan Brezilya'ya, Kanada'ya Japonya'ya Kore'ye ve Karadağ'a vize uygulaması yapmıyor. Fasıllar bir kaç ülkenin siyasi emellerine takılmış vaziyette.''

Şimdi Bakanlık olarak önemli bir ticaret politikası gerçekleştirdiklerini ifade eden Çağlayan, tüm dünya ülkelerini karış karış iş adamlarıyla dolaştıklarını belirtti. Çağlayan, artık dünyaya at gözlüğü ile bakmadıklarını belirterek, dünyanın sadece AB'den müteşekkil olmadığını kaydetti. Şanghay İş Birliği Örgütü'ne 6 ülkenin üye olduğuna dikkati çeken Çağlayan, 2002'de bu ülkelere ihracatın 1,6 milyar dolar olduğunu, 2012'de bu rakamın 7 kattan fazla artarak 11,8 milyar dolara çıktığını söyledi. Çağlayan, bu ülkelerde ithalatın 2002 yılında sadece 5,6 milyar dolar iken 2012 yılında bu rakamın 51 milyar dolara çıktığını vurguladı.  Bakan Çağlayan, Türkiye'nin dış ticaret hacminin yüzde 16'sının yapıldığı bu ülkelere ilişkilerin ilerletilmesinin son derece doğal ve gerekli olduğunu belirtti. 

         AB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri

Bakan Çağlayan, ABD'nin, AB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yaptığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

''Bu müzakereler devam ederken, Türkiye'nin de eş zamanlı olarak bu çalışmalara başlaması gerekir. Aksi halde Türkiye açısından ciddi bir tehdit oluşturacaktır. Çünkü, burada yine AB bundan 17 yıl önce, Türkiye'ye hata yaptıran yanlış karara imza atan o dönem hükümetinin şu an günahını çekerken, ABD bu konuda pişkin pişkin Türkiye'ye bu cezayı reva görüyor. Gümrük Birliği anlaşmasında o dönemin hükümetinin Güney Kıbrıs Rum Kesiminin çekincesiyle yapmış olduğu yanlışın faturasının bugün çok ağır şekilde ödüyoruz.''

             Türkiye’ye doğrudan yatırımlarda düşüş

Çağlayan, 2012 yılında Türkiye'ye uluslararası sermaye olarak 12,4 milyar dolarlık doğrudan yatırım gerçekleştiğini, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 20 düşüş olduğunu belirterek, Türkiye'ye toplam kümülatif 123,7 milyar dolarlık uluslararası doğrudan sermaye girişi olduğunu bildirdi.

Dünyadaki uluslararası doğrudan sermaye hareketlerinde de benzer oranda düşüşler olduğunu dile getiren Çağlayan, Asya-Pasifik ülkelerinden Türkiye'ye gelen doğrudan yatırımın 2 milyar 253 milyon dolar olduğunu ve 1 milyar dolar üzerinde Türkiye'de yatırımı olan Asya Pasifik ülkesinin bulunmadığını bildirdi. Çağlayan, 500 milyon dolar üzerinde Türkiye'de yatırımı bulunan iki ülke olduğunu, Japonya'nın Türkiye'de 787 milyon dolar, Malezya'nın 515 milyon dolar yatırımı olduğunu vurguladı. 

              Avustralya ve Yeni Zelanda'ya ziyaret planı

Çağlayan, Türkiye'nin Asya Pasifik ülkeleriyle sadece ekonomik alanda değil, tarihi, siyasi ve kültürel anlamda son derece köklü ilişkilerinin olduğunu belirtti. Avustralya ve Yeni Zelanda ile ticari ilişkileri geliştirmek istediklerini belirten Çağlayan, bu yılın ortalarına doğru Avustralya ve Yeni Zelanda'ya iş adamları heyetleri ile ziyaret gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.

Asya Pasifik Bölgesi'nin gelişim hızı ile dünya büyümesinin ana motorunu oluşturduğunu belirten Çağlayan, 20,6 trilyon dolar ile dünya gayri safi hasılasının yüzde 30'unu, 3,8 milyar kişi ile dünya nüfusunun yüzde 55'ini, 7,8 trilyon dolar ile dünya mal ve hizmet ihracatının yüzde 30'unu Asya Pasifik Bölgesi ülkelerinin oluşturduğunu dile getirdi. Çağlayan, bu bölgede en fazla büyüyecek 5 ülkenin Moğolistan, Çin, Afganistan, Endonezya ve Bangladeş olduğunu belirterek, ticaret ataşelerinin bu ülkelerde doğacak fırsatları iyi değerlendirmeleri gerektiğini bildirdi. Türkiye'nin bölgeye ihracatının 2010 yılında yüzde 30'luk bir artışla 6,6 milyar dolar, 2011 yılında yüzde 17'lik bir artışla 7,7 milyar dolar seviyesine ulaştığını ifade eden Çağlayan, ''2012 yılında maalesef bölgeye ihracatımızda bir artış olmadı, 7,7 milyar dolar ihracatımız söz konusu oldu'' dedi.

Çağlayan, dünya ithalatının üçte birinin bu bölge tarafından yapıldığını, Türkiye'nin bu bölgenin ithalatından aldığı payın 7,7 milyar dolar ile sadece binde 1,3 olduğunu söyledi. 

Türkiye'nin ihracatının sadece yüzde 5,5'inin bu bölgeye gerçekleştirildiğine dikkati çeken Çağlayan, Türkiye ihracatının pazarlara göre dağılımı ile dünya mal ihracatının pazarlara göre dağılımı arasında ciddi bir uyumsuzluk olduğunun göstergesi olduğunu vurguladı.

Çağlayan, 2012 yılında ihracatın 97 ülkede rekorla kapandığını, bunun 13 tanesinin Asya Pasifik Bölgesinde olduğunu belirterek, bölgede 2012 yılında ihracat yapılan ülkelerin 20'sinde ise düşüş olduğunu söyledi.

Bu sene bu kayıpları telafi etmeyi ümit ettiklerini dile getiren Çağlayan, bölgede bazı ülkelere ihracatın da sıfıra yakın olduğunu söyledi. Çağlayan, bölgeye ihracat yapan firma sayısının 17 bin 351 olduğunu belirterek, ihracatçının bölgeye ilgi duymaya başladığını ifade etti. 

Bakan Çağlayan, Türkiye'nin bölgeden ithalatının 2012'de 2011 yılına göre yüzde 7 oranında düşerek 44,7 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, bölgeden ithalatın, bölgeye ihracatın 7 katından fazla olduğunu bildirdi. Bölgeye yapılan dış ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 16 seviyesinde olduğunu dile getiren Çağlayan, bu bölgeye çok daha fazla yoğunlaşmak gerektiğini söyledi.

              Ticaret ataşelerine görev

Bakan Çağlayan, bölge ticaretindeki büyük dengesizliğin ortadan kaldırılması gerektiğine dikkati çekerek, ''biz geç de olsa yeni pazarları keşfetmeye ve buralara ticaret yapmaya başladık. Evvel Allah, başımızı kumdan dışarı çıkarttık. şimdi buna aynen devam etmeliyiz'' diye konuştu.

Ticaret Ataşelerine seslenen Çağlayan, ''Çantayı elinize alıp dolaşacaksınız, kapı kapı, fellik fellik, hiç bir noktayı atlamadan, hiç bir noktayı boş bırakmayacaksınız'' dedi. Ticaret Ataşelerinin, rakip ülkelerin ticaret müşavirlerini hafiye gibi izlemeleri gerektiğini belirten Çağlayan, Bakanlığın çalışmalarını takip etmeleri gerektiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Asya Pasifik Bölgesi'ne ticaretini seferberlik ilan ederek daha fazla artırması gerektiğini vurgulayan Çağlayan, şöyle konuştu:

''Bunu 'eksen kayma' diye eleştirenler duysun diye söylüyorum. 4 sene evvel Türkiye'de önemli bir politika değişikliğiyle Asya Pasifik Bölgesi'ne, Afrika bölgesine yönelmesini, Türkiye'ye karşı muhalefet yapma adına kendine görev üstlenmiş olanlar Türkiye'nin ekseninin kaydığını söylemişti. Ben de diyorum ki, bizim eksenimiz zaten baştan yanlış kurgulanmıştı.''

      İNTES Başkanı Koçoğlu’nun konuşması

İNTES Başkanı M. Şükrü Koçoğlu ise toplantıda yaptığı konuşmaya, Ekonomi Bakanı Çağlayan’a ve Asya-Pasifik ülkelerinde görev yapan ticaret ataşeleri ve ticaret müşavirlerine teşekkür ederek başladı. İş dünyası olarak biz, dünya standartlarında kaliteli işlerle dış pazarlara açılırken, Hükümeti hep yanlarında olduğunu, sektöre destek verdiğini belirten Koçoğlu şöyle konuştu:

“Türk işadamları olarak dünyanın hangi noktasına gitsek devletimizin gücünü arkamızda hissediyoruz. Bugün bizim için gidilemeyecek ülke kalmadı çünkü artık uzak mesafe kavramı bizim için bir önem arz etmiyor! Dünyanın her yerinde görev yapan ticaret müşavirlerimiz bize bir telefon, bir e-mail kadar yakın. Yurt dışı pazarda bizim elimiz kolumuz olan siz ticaret müşavirlerimiz, işadamlarının her türlü sorusunu cevaplandırıyorsunuz. Öyle zamanlar oluyor ki; saat farkını unutuyoruz ve mesai saati dışında da sizleri arayabiliyoruz. Ama her aradığımızda bizleri nezaketle karşılıyor, yardımcı oluyorsunuz.  Sayın Bakanım, sizin de her zaman dile getirdiğiniz gibi neredeyse şirketlerimizin bir elemanı gibi çalışan ticaret müşavirlerimiz sayesinde, ülke raporlarına erişmek çok kolay oldu. Müşavirlerimiz bizler için kapsamlı araştırmalar yapıyorlar. Pazar ülkelerin vergi sistemini, işçi çalıştırma koşullarını, ihale yöntemlerini öğrenmek için bilgisayarımızın tuşlarına dokunmak yeterli oluyor. Haritada yerini bile bulmakta zorlandığımız ülkelerde ticaret müşavirlerimiz bizler için özveriyle çalışıyor. Gittiğimiz ülkede istediğimiz devlet yetkilileri ile görüşebilmemiz için devreye giriyorlar, organizasyonlar yapıyorlar.  Bu destekler bize güç veriyor. Daima çözüm odaklı çalışmalarınızla bizlere verdiğiniz destek için başta sayın bakanımız zafer çağlayan olmak üzere hepinize ayrı ayrı teşekkürü borç biliyorum.”

             En önemli pazar Afganistan

İnşaat sanayicileri olarak bugüne kadar Asya-Pasifik Bölgesindeki 16 ülkede  7 milyar doların üstünde iş gerçekleştirdiklerini kaydeden ve bölgedeki en önemli pazarın Afganistan olduğunu belirten Koçoğlu şöyle konuştu:

“İnşaat sanayicilerinin Asya Pasifik ülkelerindeki en önemli pazarı Afganistan… Afganistan,  hepimizin bildiği gibi çok zor bir coğrafya ve sizler, bizim için, ülkemiz için bu ülkede görev yapıyorsunuz. Afganistan’da güvenliğin tam olarak sağlanabildiğini söylemek güç... Türk müteahhitleri de zor şartlara rağmen bu ülkede çalışmaya devam ediyor.

Asya Pasifik ülkeleri arasında Türk müteahhitlerinin en fazla iş üstlendiği ikinci ülke ise Pakistan…  Bugüne kadar Pakistan’da 2,5 milyar dolarlık iş üstlendik. tarihi ilişkilerimizin de güçlü olduğu Pakistan’a daha çok müteahhitlik hizmeti üstlenmeye hazırız.  Pakistan’a 2011 yılında 214 milyon dolar olan ihracatımız 2012 yılında 276 milyon dolara çıktı. bu pazardan aldığımız payı daha da arttırabiliriz.” 

Bölgeni bir başka öne çıkan ülkesinin  Hindistan olduğunu belirten Koçoğlu şöyle devam etti:

“Müteahhitlerimiz son iki yılda Hindistan’da da etkin olmaya başladı. Hindistan geniş bir coğrafya…  Rakiplerimiz güçlü ve uluslararası büyük inşaat şirketleri bu ülkede yer alıyor.  Ama, dünya kalitesinde iş üreten müteahhitlerimiz, alt yapıdan üst yapıya sanayi tesisleri tüm alanlarda söz sahibi olabilecek kapasiteler.  Kalkınma planlarına göre Hindistan’da önümüzdeki dönemde, enerji sektörü olmak üzere karayolu, demiryolu,  havacılık ve denizcilik sektöründe çok büyük yatırımlar gerçekleştirilecek. İNTES üyesi bir firmamız bu ülkede örnek işler gerçekleştirdi. Hindistan’ın Medya Pradesh eyaletinde yaklaşık 100 milyon dolarlık 350 kilometrelik LPG boru hattı döşeme faaliyeti devam ediyor. Yine aynı üyemiz 70 ve 450 milyon dolarlık iki yeni ihale daha kazandı. 

Bir başka örnek de Bangladeş… 2012 yılında iş üstlendiğimiz 100 ülke arasına yeni giren bir ülke konumundaki Bangladeş’e gaz iletim boru hattı projesi ile giriş yaptık.  inanıyorum ki firmamızın üstlendiği bu prestij proje diğer firmalarımızın da önünü açacaktır. 

Sayın bakanım, sizin de teşvikinizle bizim gidemeyeceğimiz coğrafya yok.”

              Yeni pazarlar artık daha kolay

Ekonomi Bakanlığının, teknik müşavirlik hizmetlerine yönelik olarak kapsamlı bir devlet yardımı programı yürüttüğünü, bu alanda kamu- özel sektör işbirliğinin yarattığı sinerjinin sektöre ilişkin hizmet beklentilerini arttırdığını belirten Koçoğlu, ''100 ülkede çalışıyoruz. Buralarda yüzlerce firmamız iş yapıyor. Bu konulara 20-25 sene önce farklı bakılsaydı, şimdi çok daha farklı bir noktada olurduk. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinde en kısa sürede 50 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. 2023 yılı için 100 milyar dolarlık yurt dışı müteahhitlik hizmeti hedefimiz var. Görevimiz çok büyük ve bunun bilincindeyiz.” dedi.

Daha çok iş yapmak, daha çok istihdam yaratmak ve daha çok kâr etmek gerektiğini vurgulayan Koçoğlu, “Bugün yurtiçi ve yurtdışında en büyük müteahhitlik projelerini Türk müteahhitleri, mühendisleri ve işçileri yapıyor. Türkiye’nin büyük havalimanlarını yapıyor ve işletiyoruz. yurt dışına da know-how ihraç ediyoruz. Artık bir marka olduk ve dünya gerçekten bizi izliyor!” diye konuştu.

14 Şubat'ın Sevgililer Günü olduğunu da hatırlatan Koçoğlu, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a ''Biz sizi çok seviyoruz. Siz bizim sevgilimizsiniz. Eminim ki siz de bizi seviyorsunuz'' dedi. 

2. Asya-Pasifik Bölgesel Ticaret Müşavirleri Toplantısına DEİK İcra Kurulu Başkanı Rona Yırcalı,

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkan Yardımcısı Memduh Boydak, Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir,  Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkan Vekili Murat Kalsın

Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Başkanı Hasan Sert, Türkiye İşadamları ve Sanayicileri Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Mustafa Koca da katıldı.

 

 



Kullanım Koşulları | Gizlilik Politikası | Bize Ulaşın | İNTES

© İNTES, 2009 Tüm haklar saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
4. Cadde 719'uncu Sokak No: 3 Yıldız/Çankaya-ANKARA
T : 0 312 441 43 50
F : 0 312 441 36 43
YBH